Yıl: 2020  Cilt: 55  Sayı: 3  Sayfa: 1369-1394

doi: 10.15659/3.sektor-sosyal-ekonomi.20.06.1387


EKONOMİK DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE SANAYİSİZLEŞME VE YENİDEN SANAYİLEŞME

MURAT ÇETİNKAYA, GÖNÜL MURATOĞLU

20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren önce gelişmiş sanayi ülkelerinde, ardından gelişmekte olan ülkelerde sanayisizleşme süreci ortaya çıkmıştır. Sanayisizleşen ülkelerde imalat sanayisinin ekonomideki göreceli payının azalmasına, hizmet faaliyetlerinin genişlemesi eşlik etmiş ve böylece ekonomik büyümenin itici gücünün hizmetler sektörü büyümesi olduğu yeni bir küresel yapılanma oluşmuştur. Bu çalışmada sanayisizleşme olgusu, sanayileşmesini tamamladıktan sonra sanayisizleşmeye başlayan gelişmiş ülkeler ile sanayileşmesini tamamlayamadan önce “erken sanayisizleşmeye” başlayan gelişmekte olan ülkeler için ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Gelişmiş ülkeler açısından; gelirdeki değişikliklerden kaynaklanan nihai talep örüntülerindeki değişimlerin etkisi, temel sektörler arasındaki verimlilik farkları, dış kaynak kullanımının ve dışarıda üretimin artması, emek-yoğun sanayilerin gelişmekte olan ülkelere kayması ve üretimin otomasyonuna bağlı olarak imalat istihdamının azalması gibi sebepler ön plana çıkmaktadır. Erken sanayisizleşmenin söz konusu olduğu gelişmekte olan ülkelerde ise sanayisizleşmenin temelinde politika dönüşümleri yer almakta, ekonomik büyümede reel sektörün azalan etkinliğine karşılık, finansal sektörün belirleyiciliğinin arttığı görülmektedir. Değerlendirmemize göre, sanayisizleşme sürecinde giderek artan işsizlik, ithalata bağımlı üretim, dış açıklara dayalı büyüme gibi Türkiye’nin ve diğer birçok gelişmekte olan ülkenin en kritik ekonomik problemlerinin uzun vadedeki kalıcı çözümü “yeniden sanayileşmektir”. 2008 Küresel Ekonomik Krizinden sonra dünya genelinde yeniden sanayileşmeye yönelik politika tercihleri yükselişe geçmiştir. Bu kavram ile esas olarak imalat sanayisi üretiminin yeniden büyümenin motoru haline getirilmesi ifade edilmektedir. Yeniden sanayileşme konseptinde dinamik karşılaştırmalı üstünlükler uyarınca yeni endüstrilerin geliştirilmesi ve teknoloji üretimi birincil öneme sahiptir. Yeniden sanayileşme, çevresel anlamda daha temiz ve kaynak-etkin üretim süreçlerine dayandığı ve sosyal içerilmeyi gözettiği ölçüde sürdürülebilir olacaktır. Sanayi üretimiyle güçlü bağları olan katma değeri yüksek ve inovatif hizmet alanlarındaki üretimin desteklenmesi de tamamlayıcı bir unsur olarak değerlendirilmektedir.

Anahtar Kelimeler (Keywords): Sanayisizleşme, Erken Sanayisizleşme, Yeniden Sanayileşme, İmalat Sanayisi.

DEINDUSTRIALIZATION AND REINDUSTRIALIZATION IN THE COURSE OF ECONOMIC TRANSFORMATION

From the second half of the 20th century, the process of deindustrialization has emerged firstly in developed industrial countries and then in developing countries. The decline of the relative share of the manufacturing in the economy has been accompanied by the expansion of service activities, thereby creating a new global structure where the driving force of economic growth has been the growth of the services sector. In this study, the deindustrialization phenomenon has been evaluated separately for developed countries that started to deindustrialize after completing their industrialization and for developing countries that started to deindustrialize prematurely before completing their industrialization. For developed countries; the reasons such as the effect of changes in the final demand patterns resulting from changes in income, productivity differences between the main sectors, increased outsourcing and offshoring, shifting of labor-intensive industries to developing countries and decreases in manufacturing employment due to automation of production seem to be prominent factors. In developing countries, policy transformations seem to be the main reason of deindustrialization and it is observed that the determination of financial sector has increased despite the decreasing share of the real sector in economic growth. The exit from deindustrialization process, which has a negative effect on developing economies, is through “re-industrialization”. After the 2008 financial crisis, policy preferences towards re-industrialization emerged on a global scale. With this concept, it is aimed to reinstate the manufacturing industry production as the engine of growth. According to our evaluation, the permanent solution to the long-term fundamental economic problems of Turkey and many developing economies, which seem to deteriorate further due to deindustrialization such as increasing unemployment, import-dependent manufacturing and foreign trade deficit-based growth is industrialization. In the reindustrialization concept, the development of new industries in accordance with dynamic comparative advantages and technology production are of primary importance. Reindustrialization will be sustainable to the extent that it relies on environmentally cleaner and resource-efficient production processes and seeks social inclusion. Supporting production in high-value and innovative service areas that have strong ties with industrial production in our country is also considered as a complementary factor.

Anahtar Kelimeler (Keywords): Deindustrialization, Premature Deindustrialization, Reindustrialization, Manufacturing.

Tam Metin 11

TÜRKÇE    ENGLISH

MAKALE ARAMA
Arama Alanı:
Arama Terimi:

Copyright © MakaleSistemi.Com altyapısı kullanılmaktadır.